Duygu Çiçekleri

ÖLÜMSÜZLEŞMİŞ SEVDA

Şair: Kamil Özcan
2025-10-29
ÖLÜMSÜZLEŞMİŞ SEVDA

Ne gezerim artık, solgun çiçekler diyarında… sevgilim yok,
Ne sorarım artık, terk edilmiş gülşendeyim… cananım yok.

Ruhum bir ateş, umudum bir kuşun kanadı gibi kırık;
Dosta açamam derdimi, engin bir çöldeyim… dermanım yok.


Kalbim sürüklenen yaprak misali… tutunacak dalım yok,
Geceyle örülmüş kaderimin izinde kayboldum… bir ışık yok.

İçimde volkanlar patlıyor, söner mi bilinmez yangınlar;
Pusulası şaşmış bir gemiyim… sığınacak liman yok.


Her nefeste “Seni” dedim; kor içinde ateş sardı tenimi,
“Kerem” miyim, bilmem; bir harf yetti kül etmeye kendimi.

Sevda; bir yangındır, bir ateştir, bazen bir sessiz çığlık,
Gönlüm sele döndü, yıktı gitti… bulamadım bendimi.


Dudaklarımda fırtına öncesi sükût… sesin yok, nefesin yok,
Sulusepkin geliyor Seki Dağı’ndan… şaşkınım, imdadım yok.

Yollar sonsuz, çöller susuz, ömür sensiz… vuslat serapta kaldı,
Seni aradım bozkırda… Hani
? izin yok, şeklin, şemalin yok.


Kalbe bir mühür vuruldu; geriye kırık bir gönül kaldı…
Bir mendilde yar kokusu, bir tutam saç teli… anı kaldı.

Kamber gibi yandım derinden… ağlayamam, gözüm ıslanmaz;
Uslanmaz gönlümde koca bir ömür, bir yemin, bir “ah” kaldı.


Gözlerim ufka dalar, yitik bir düşün peşinde… umut yok,
Zaman bir kör kuyu, merdiveni yok… ses verse de yankısı yok.

Geceler uzun, sabah olmaz, güneş doğmaz… dualar suskun;
Bir tek adın kaldı dudaklarımda… Hani
? sen yoksun, ışığın yok.


Ve Sen diyorsun ki…;
Tuzla’dan Zeytinburnu’na, Beşyüz‑T’de aheste… sen hızlı gel,
Çırpıcı Çayırı’ndan sesleniyorum… gönül teliyle, kalp yoluyla gel.

Yeniden diriliş birlikte… sarıl, bu aşk burada bitmesin,
Kokunla sar geceyi; aşığınım, düşlerime dokunarak gel.


Afrodit’in aynasında, Venüsün duasındasın … hadi gel,
Dante’nin Beatrice uğruna yaktığı ışığındasın… hemen gel.

Zamanın ta kalbinde yankılanıyor varlığın… duyuyorum,
“Ölümsüzleşmiş sevda” bu… “Bizim hikâyemiz”… ebedi gel…!

Bu aşk burada bitmesin… ebedi gel…!

Kamil Özcan – 19 Ekim 2025 / Çanakkale